Journal Of Ottoman Legacy Studies (OMAD) ISSN: (Online) 2148-5704 (Print)

Year:2016 Volume: 3  Issue: 5  Area: Literature

Nagehan UÇAN EKE
SUFISTIC METAPHORS IN SAHIDI’S POEMS, pp. 12-24
 
Being Rumi’s adopted son, Ibrahim Sahidi of Mugla (1470-1550) was brought up in line with Mevlevi customs and served as the sheikh of Mugla Mevlevi Dervish Lodge for over forty years. Sahidi Dede, who mostly wrote sufistic, mevlevi-oriented, hikemi and amative poems, used both Turkish and Persian in his works. In consideration of his works titled Turkish and Persian Divan, Tuhfe-i Sahidi, Gulsen-i Vahdet, Gulsen-i Esrar, Mevlid and Gulsen-i Tevhid, sources agree that Sahidi was an enlightened individual and a master poet. The characteristics that render Sahidi important in the sufistic field are the language, way of expression, and narration technique he uses in his works that reflect his thoughts not only in practice but also in theory. Metaphors have been a tool of expressing abstract concepts in various religions and cultures. Also including several literary language arts such as simile, figure of speech, similitude, comparison, adage, allusion, and symbolic imagination, metaphor is mostly used in poetic and rhetoric areas, but also can be found as a way of expression frequently used in the areas of philosophy and thoughts. Sahidi aimed to improve the comprehensibility of his poems with metaphors and hoped to reach wider masses. This study examines the “sufistic metaphors” of Sahidi as part of his interpretations of the world, human and reason of existence in the poems of his Turkish Divan.

Keywords: Sahidi, Mevlevilik, sufism, metaphor

DOI Number: 10.17822/omad.2016516903

ŞÂHİDΒNİN ŞİİRLERİNDE TASAVVUFİ METAFORLAR, ss. 12-24
 
Mevlânâ’nın manevi oğlu olan Muğlalı İbrahim Şâhidî (1470-1550), Mevlevi terbiyesi alarak büyümüş ve kırk yılı aşkın bir süre Muğla Mevlevihanesi’nde şeyhlik yapmıştır. Tasavvufi, Mevleviyane, hikemî ve âşıkane şiirleri olan Şâhidî Dede’nin Türkçe ve Farsça eserleri mevcuttur. Mevlevilik unsurlarının ustaca kullanıldığı Türkçe ve Farsça Dîvân, Tuhfe-i Şâhidî, Gülşen-i Vahdet, Gülşen-i Esrâr, Mevlid ve Gülşen-i Tevhîd isimli eserlerinden hareketle, kaynaklar Şâhidî’nin arif bir zat ve usta bir şair olduğu hususunda birleşirler. Tasavvuf alanında Şâhidî’yi önemli kılan, pratiğinin yanında teorik olarak da düşüncelerini yansıtan eserlerinde kullandığı dili, ifade biçimi ve anlatım tekniğidir. Öteden beri metaforlar, çeşitli din ve kültürlerde soyut kavramların bir tür ifade aracı olarak kullanılagelmiştir. Mecaz, istiare, teşbih, kıyas, mesel, kinaye ve sembolik imgelem gibi edebî söz sanatlarını da içine alan metafor, daha çok şiir (poetik) ve belagat (retorik) alanlarında kullanılan edebî bir sanat olarak görülmekle birlikte, felsefe ve düşünce alanında kendisine sıkça başvurulan bir anlatım biçimi olarak da karşımıza çıkmaktadır. Şâhidî de şiirlerinde metafor kullanırken, metafor kullanımın esas amacı olan anlaşılır olmayı amaçlamış ve daha geniş kitlelere hitap etmeyi umut etmiştir. Bu çalışmada, Şâhidî’nin Türkçe Dîvân’ında yer alan şiirlerinde dünyaya, insana ve varlık seferine dair değerlendirmelerinde kullandığı “tasavvufi metaforlar” tespit edilerek değerlendirmekte ve böylelikle şairin dünyasının bugünün okurları tarafından daha yakından alımlanması sağlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Şâhidî, Mevlevilik, tasavvuf, metafor

DOI Number: 10.17822/omad.2016516903

Detail